Kuş Hastalıkları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Kuş Hastalıkları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

28 Mayıs 2009 Perşembe

Çakşırlı güvercin resimleri

Çakşırlı Güvercin
Çakşırlı Güvercinler
çakşırlı güvercinler

27 Mayıs 2009 Çarşamba

Didim , bodrum güvercinleri


http://www.guvercini.com/wp-content/plugins/wp-o-matic/cache/baea4_p1010510os1.jpg1- İyi kuş bir kere kesinlikle tek uçar. Takla ırkı için yavru dönemi hariç yetişkinlik döneminde filo uçuşları kuşun özelliklerini bozar.
2- Uçuş süresi 1 saatin altında olmayacağı gibi 3 saatin üstünde de olmamalıdır. Çünkü çok uzun süren uçuşlarda kuş yorulacağı için sarış kalitesini düşüreceği ve standart sarış çıkaramayacağı düşünülür. Bir de izleyenlere bıkkınlık verebileceğinin yanı sıra diğer kuşları tek uçurmak için zaman kalmaması da diğer bir dezavantajdır.
3- Kuşun dam üzerinde dairesel hatlar çizerek sürekli aynı rotada uçması asla istenilen bir özellik değildir. Zaman zaman gözden kaybolmalı ve bir yerden çıkıp aniden belirmeli. Yani nispeten geniş bir alanı kapsayan uçuş güzergahına sahip olmalı.
4- Dama gelirken hedefe kilitlenmiş bir şahin uçuşu gibi yüksek irtifadan kanatlarını kapatıp kümesin üzerine gelene kadar hiç kanat açmadan dama sorti yapmalıdır.
5- Dama geldiğinde tam kondu derken dama bir karış kala taban tokadı diye tabir edilen bir takla ile yeniden sararak yükselmelidir.
6- Fişekleme en az bir elektrik direği boyu olmak kaydıyla mümkün olduğunca uzun olmalı ve kuş her takla arasında bir kaç metre ara mesafe katederek yükselmelidir.
7- Fişeklemede burgulu yani kuşun dört bir tarafa dönerek çıkışı arzu edilen bir sarış şeklidir. Fişekleme yatay bir vaziyette değil 90 derecelik dikey bir vaziyette olmalıdır.
8- Fişekleme hareketini taklasız geçiştiren, kendi damından başka bir yere inen, yavru kuşların yaptığı gibi kuyruğa basan(takla atmaya başlamadan önce yavruların yaptığı hareket), kanat vuran ve inerken sarmadan inen kuşlar kesinlikle sevilmezler.



10 Nisan 2009 Cuma

açık saraylı yavrular Taklacı


açık saraylı yavrular

5 Nisan 2009 Pazar

İzmir Karşıyaka Güvercinleri

Tam boy görünüm için tıklayın
Tam boy görünüm için tıklayın

Taklacı Güvercin Yeni REsimleri

8 2,095 Görüntülenme 1 Yorum

Bu ırkın yetiştirme amacı taklalı performans ve fiziksel güzellik üstün bir seviyeye getirilirken aynı zamanda ırkların geleneksel özelliklerinin korunmasıdır. Usta bir taklacı yetiştiricisinin üretici olarak dünya çapında bütün öteki ırkların besleyicilerinden daha yüksek bir seviyede olması gerekir.
Elindeki kuşların gerçek aslını bilmek ve bunları geldikleri damarın özelliklerine göre, geleneksel yöntemlerle üretirken kuşların performansını ve aynı zamanda fiziksel özellilerini geliştirmek bir sanattır.
Bu seviyede kuşçuya günümüzde rastlamak ender bir hale gelmiş olup, güzelim taklacılarımız tarihi özelliklerini yitirmeye başlamıştır. Bunun başlıca nedenlerinden birisi eskiden olmıyan şehirler arası kuş transferidir. Taklacıları yetiştirmenin sadece performans olduğunu düşünen yetiştiricilerin yıllarca başka yörelerden kuşlar getirip kendi kuşlarıyla kırmalarından dolayı geçmişte bir birinden çok farklı olan değişik sehirlerin kuşları bu gün bir birine çok benzer hale gelmişlerdir.
Usta bir taklacı besleyicisinin kuşlarından önce kendi bazı kişisel özelliklerinin olması gerekir. En başta güvenilir, açık sözlü, kuşları kadar doğayı, insanları seven ve sayan birisi olmalıdır. Bunlardan sonra birisi gerçek bir kuşçu olma yoluna çıkabilir.
Şimdiye kadar kaç kuşçuyu ziyaret ettim bilmem. Tanıdığım en iyi insanlarıda, en tuhaf insanlarıda bu sayede görmüş oldum. Fakat bir şeyi hatırlarım, o da kuşları ne kadar iyi olursa olsun hiç kimsenin hileci, yalancı, sahtekar birisini bana usta kuşçu olarak tavsiye etmediği.
Ustaların dışında çok iyi kuşçular var. Tahminim sizlerinde tanıdığı bir kaç kişi vardır. Dikkat edilmesi gereken şey, bu kişilerin kuslarına bakıldığında ya çok iyi oynayan kusların olması yada çok güzel fakat averaj performanslı kuşlara rastlanması.
Daha öncede dediğim gibi ikisini birlikte yapabilmek zoru yapmaktır.
Bu yazıda taklacılarımız hakkında kendi bilgi ve düşüncelerimi sizlerle paylaşmaya çalışacağım.

BÖLGESEL ÖZELLİKLER
Ülkemizin batı kısımlarında taklacılar Mardin olarak bilinir. Doğudaki gibi geleneksel taklacı yetiştiricilerine bunu anlatmak bildiğiniz gibi biraz zor… Haklılarda.

Belki günümüzde çoğu kuşçunu elindeki taklacılar bir birine benzeyebilir ama bu her zaman böyle değildi. Hatta günümüzde az bulunsalar bile kendi bölgelerinin özelliklerini taşıyan taklacıları üreten usta kuşçulara hala rastlamak mümkün.
Kısaca her bölgenin kuşlarının bir birinden azda olsa farklı özelliklerinden bahsetmek istiyorum. Çoğu kuşçu için önemsiz bir ayrıntı olarak görünebilir ama tahminim aramızda hala bu özelliklere önem verenlerimiz var.

Mardin
Bu ırkların içinde en irisi olmasının dışındaki farkı sadece koyu mavi, mavi, açık mavi, dumanlı, arap ve beyaz renklerinde olup gül ve tepe özelliklerinin olmamasıdır. Geniş göğüs yapısı klasik bir fiziksel özelliğidir. Alçak ve uzun saatler uçmayı seven bu ırk tek uçurulmayı tercih edip performansını en iyi böyle gösterir.

Urfa
Klasik Urfanın en belirgin özelliği kanatlarını düşük tutması (kuyruğunun altında taşıması). Kafa yapısının biraz daha köşeli olması, alnının öteki ırklara göre daha dolgun olması ve Araplarında göz çevresi halkasının hafifde olsa tüysüz ve belirgin olması öteki belirgin özellikleri. Urfa Mardinle aynı renklerde gelmesinin yanında bizim “açık” dediğimiz ama Türkiyenin çoğu yerinde Arapça “sabuni” diye bilinen rengin sarı yerine koyu kahverengi (morumsu) göğüs rengiylede gelir. Çoğu taklacı Rus ırkının atasıdır ve hala Rusya’da Urfainski diye kuşlar beslenmektedir. Urfayı pür halinde bu gün bulabilmek bayağı zor. Bazı geleneksel kuşçularda bulmak mümkün ve bence pahası biçilmez değerde kuşlar. Uçuş özellikleri Mardin ırkının benzeridir.

Sivas
Bu renklerin üstüne bizim kınalı dediğimiz renkleride eklemiştir. Dolayısıyla kınalı çilli (Miski), gümüş çilli (Çakmaklı) ve açık (Sabuni) bu şehrimizin bize armağanıdır. Çakmaklıların soyu mavilerden, sabuni ve miskinin soyu kahverengilerden gelmektedir. (Baska ırklardada sabuni ve miskiye rastlanılır fakat bu renkler kahverengiden değil mavilerden gelmektedir.) Sivas kuşlarının en farklı yanlari öteki ırklara göre başlarının daha küçük (minyon) ve gagalarının daha ince bir yapıya sahip olmasıdır.
Performans bakımından Mardin ve Urfaya nazaran daha az uçar fakat daha sık oynar. Bunun yanında yere dalış seviyesi bütün ırklarımız içinde en alçak olanıdır. İyisi daldığında kuyruğunu ayaklarını yere değdirmeden bir süre yere sürüp takla kombinasyonuna başlar. Eski kuşçuların yaptıkları yarışlarda kuşun yere ne kadar kuyruk sürdüğünü ölçtükleri söylenir. Daha sık oynamasına karşın Kombinasyonları (takla atıp tırmanış) Mardin ve Urfa’ya göre daha kısadır. Sivasda gülde (ön tepe) vardır.

Ankara
Bütün ırklarımızın en küçüğüdür. Vücudu kafası ve kanatları dahil. Ankara gümüş ve kahverengi renkleri dışında her renkte gelir fakat her zaman renk kirlidir. Kirli olarak rengin canlı olmamasını kastediyorum. Maviler yabani güvercin mavisi gibi koyu ve sisli mavidir. Araplarsa hic bir zaman koyu arap olmayıp daha açık renktedir ve kanatlarındakı şeritler (mavilerde oldugu gibi) siyah rengin altında bellidir. Bunun nedenide genetik olarak gerçek arap olmayıp çok koyu maviden gelmeleridir. Bu kuşların bir birine vurulmasıyla koyu mavi elde edilmesi normaldir. Limon, portakal, şeker ve kırmızılar her zaman gırimsi (kül rengine yakın) bir renkle kaplıdırlar. Bu dört renkten birisine sahip olan bir Ankara kuşunun hiç bir zaman kuyruk ve kanat uçlarının süt beyaz olmaması ve gırimsi bir beyaz olması lazımdır. Bizim açık (boz) dediğimiz ve çoğu güvercin yetiştiricilerinin kirli sabuni olarak bildiği renk bu şehrimize aittir. Aslında bu renk sabuni ile ilgili olmayıp mavi renginin bir tonudur. Benzer bir renk durumu kahverengilerdede mevcuttur. Açık kahverengi olarak bilinen bu renk aslında yine maviden gelme olup gerçek kahverengi rengiyle ilgisi yoktur. Bunu anlamak için basit bir test kuşun büyük teleklerine bakmakla yapılabilir. Gerçek kahverengi güneşin etkisiyle renk kaybına uğrar. Bu nedenle kuşun kanadı açıldığında en uzun tüyün kanat kapalıyken bir önceki tüy tarafından tapatılmış kısmı (güneş görmiyen) en uzun tüyün uç kısmından daha koyudur. Sanki bir gölge gibi görünür. Bunu Ankara kahverengilerinde göremezsiniz.

Ankaranın en önemli özelliği ise performansıdır: Öteki ırkların aksine taklalarının arasında çok az bir zaman vardır ve çok daha sıkı takla atarlar. Her takladan sonra hafif (çoğu zaman dikkati çekmiyecek kadar) bir yükseklik kaybedip tırmanışa çıkar. Tırmanışı öteki ırklara nazaran biraz daha kısa fakat daha fazla kombinasyonla (her takla atıp tırmanışa bir kombinasyon dersek) doludur. Damarı sert olanlar delicesine takla atar ve kısa bir süre uçurulmayınca tutulur (takladan uçamamak). Oyunlarının sertliği ve klasik fiziği ile benim en favorim olan taklacı türüdür. Ankara güvercin yetiştiricileri Türkiye’de belkide tek kendi ırklarına sahip çıkmış yörenin yetiştiricileridir. Bu ırkı pür halinde bulabilmek Ankarada oldukca kolaydır.

8 Mart 2009 Pazar

Kuş Hastalıkları

HASTALIKLAR VE TEDAVİ

MANTAR
Belirtileri, kuslar bitliymis gibi tiftiklenirler, tüylerde dökülme olur, vücudundaki kellikler ve görünen yerlerde, kizarikliklar, pullanma gözükür ve bulasicidir.
NIZORAL SAMPUAN : Sampuan köpürtülerek suluklar, mamaliklar, yemlikler ve kafesin her kösesi yikanir.
NIZORAL TABLET : 1 litre suya 1 tane hap atilir. 7 gün devamli verilir. Her gün içme suyuna, taze olarak karistirilir. Eczacinin hazirladigi asagidaki solüsyon, açikça gözüken kizartilarin, beneklerin, pullanmalarin üzerine pamuklu çubuk vasitasi ile 7 gün haricen sürülür. Iyod solüsyonu 100cc olarak hazirlanacak, içine 50cc su ve 2 tablet Rabenzole atilip, karistirilacak ve pamuklu çubukla sürülecek.

SİNDİRİM SİSTEMİ BOZUKLUĞU
Yanlis beslenme ve mikroplu gidalar vasitasiyla hayvani yavas yavas hasta eder. Karin altindaki damarlar yesil olmaya baslar, kizarikliklar meydana gelir ve hafif kararma olur.

SOLUNUM YOLLARI BOZUKLUĞU
Hayvan bogazina birseyler takilmis gibi agzini açip kapatir; kuyrugundan nefes aliyormus gibi kuyrugunu sallar.
TEDAVİSİ : Içme sularina tedavi süresince vitamin konur ve her gün agiza 1-2 damla %2,5 Baytril 5 gün süre ile damlatilir. Not : Antibiyotik tedavilerinde verilen süreye uyulmasi gerekir. Yoksa ileride bagisiklik kazanan hayvan tedaviye cevap vermez.

KURUMA
Bu hastalik halsizlik ve gögüste kuruma olarak çogunlukla ölüm halinde görülür. Kesin tedavisi olan bu ilaçlarla ayni zamanda yukarida Baytiril'in çözemedigi problemler için de etkilidir. Yani çok genis etkili birçok hastaliga iyi gelen bir antibiyotiktir.
Biteral tablet : Bir tablet 8 esit parçaya bölünür, bir parça bir sulukta eritilerek 8 gün boyunca kuslara verilir. (Her gün 1/8 verilir.)

ÇİÇEK
Kusçuluk için Veba dir. En belirgin özelligi, kesin ve çabuk kitlesel ölümlerdir. Çok çabuk bulasir ( 7-8 gün içinde). Gaga, göz çevresi ve ayaklarda gözükür. Hastalanan kus asisi yapilmazsa 8 günde, agzini aça aça, kuyrugunu sallaya sallaya ölür.
Kanareien Pocken adli bu asi yurt disindan getirilmektedir. Yavru en az 6 haftalik olmalidir. Hastalik olsun olmasin senede bir kez bütün kuslar asilanmalidir.
Türkiye de hemen her kümeste çiçek mikrobu bulunur. Bu mikrop sicak ve nemli yerler de salgin yaratir. Bu yüzden her yetistirici 10. ayda mutlaka asi yaptirmalidir. Unutmayalim ki bu savastan sadece asi yaptirarak basa çikabiliriz.

AYAK ŞİŞLİĞİ
Hastaligin belirtileri sunlardir : kusun atesi çikar, ayak bileklerinde sismeler görülür, parmaklarini kapatamaz hale gelir ve ayak tabanlarinda sismeler ve yaralar görülür. Bu hastaligin tedavisinde "Teramycn" merhem kullanilabilir. ¼ Aspirin toz haline getirilip merhemle karistirilir, haricen sabahtan ayaklara, tabanlara sürülür. Aksamda saf vanodin e kusun ayaklari sokulur ve agizdan 1, 2 damla baytril damlatilir. Bir hafta süreyle bu tedavi sürdürüldügünde kusta gözle görülür bir iyilesme gözlenir.

İSHAL
Mikrobik ve gidaya bagli olmak üzere iki türlüdür. Mikrobik olmayan ishalde diyet uygulanir; Mama, yumurta verilmez sade ince yem ve yulaf verilir. Mamalikta sürekli haslanmis patates bulundurulmali ve kaybettigi su kaybi için marulun kart yapraklarindan veya ispanak çok az olarak verilmelidir.
Mikrobik ishalde, kusun pisligi tahlilinde çikan sonuca göre ilaç tedavisi uygulanmalidir. Bazi ishal ilaçlari ise sunlardir: sulfamazettin, koksidin, niflodin.

KIRIK VE KANAMALAR
Ayagi kirilan kusa pamuk takviyeli bilezik takilarak kusun kirik ayagi alçiya alinir. 10 gün içinde ayagin kaynadigi ve kirilan ayagin hiç aksamadigini görürsünüz. Bazi yetistiriciler kirilan ayaga bant saramaya çalisirlar, hem zordur hem de yanlis kaynamalara sebep olur.

KANAYAN YARALAR
Genelde ur keserken ve ur düstükten sonra kanamalarla çok sik karsilasilir. Kanayan yaraya tetrat (insan için) kapsülü içindeki toz dökülür. Hem antiseptik vazifesi görerek mikrop kapmasini engeller hem de kani durdurur. Kanamayan tahris olmus, yapa derisi kalkmis yaralara da teramisin merhem sürülmesi tavsiye edilir.

İŞTAHSIZLIK
BELİRTİLERİ : Kanaryada yem yemeye karsi genel bir isteksizlik ve durgunlukla kendisini belli eder.
NEDENLERİ : Çogunlukla kanaryanin daha önce alisik oldugu yemin disinda bir besin rejimi uygulanmasi veya tekdüze bir yemle beslenmesi ile görülür. Bundan baska bazi hastaliklara bagli olarak görülen istahsizliklar da vardir.
TEDAVİSİ : Kanaryanin arzu ettigi yemlerin verilmesi,çok bölmeli yemliklerde çesitli yemler sunularak seçiminin kanaryanin tercihine birakilmasi ,istah açici yesillik ve meyvelerin verilmesi yararlidir.Istah açma amaciyla hazirlanmis kanarya suruplarindan yararlanmak mümkündür.Eger istahsizlik belli bir hastaligin etkisiyle ortaya çikmis bulunuyorsa,öncelikle onun ortadan kaldirilmasi gerekecektir.

HALSİZLİK
BELIRTİLERİ : Kanaryanin son derece halsiz,güçsüz ve mecalsiz olmasiyla eski hareketliligini,canliligini kaybetmesiyle,ötmeye ve yeme karsi hissedilir oranda isteksiz davranmasiyla taninir.Hastaligin ilerlemesi halinde karin derisinin rengi koyulasir,kirmizi ve hatta giderek mor bir renk alir.
NEDENLERİ : Kötü yasama kosullari , kötü isli dumanli,sigara kokulu,havasiz yerler,tek yanli ve yetersiz beslenme soguk alginligi ile iliskili hastaliklarda çok uzun süren devrelerde , bu devreler içinde beslenme bozukluklari zafiyetin nedenlerinden sayilabilir.
TEDAVİSİ : Kanaryanin elverisli kosullara kavusturma ve iyi bir beslenme saglama alinacak baslica önlemler arasinda yer alir.Bu amaçla kanarya temiz havali,isik alan,rutubetten uzak,isisi normal bir yere alinir.Istah açici yem ve yesillikler,meyveler,karma yemler,kuvvet mamalari ile dengeli bir beslenme saglanir.

BRONŞİT
BELIRTİLERİ : Bronsitli kanaryada gözlenebilecek en belirgin araz,solunum güçlügü,sik sik nefes alma ve soluk alirken duyulan hiriltidir.Hastaligin ilk devrelerinde yüksek ates görülür,eger önlem alinmazsa hastalik kanaryanin ölümüne yol açabilir.
NEDENLERİ : Siddetli üsütme ve soguk alginligi sonucunda ortaya çikan, solunum yollarinin iltihapla tikanmasi seklinde tanimlanmasi mümkün olan bir hastaliktir.Soguk alginligina ve nezleye neden olan etkenlerin erken önlem alinip giderilmedigi taktirde bronsite dönüsme olasiligi kuvvetlidir.
TEDAVİSİ : Tedavisi,soguk alginligi ve nezle tedavisine paralel özellikler tasir.Ilk önlem olarak kanarya daha sicak bir yere tasinir.Gagasi açilarak bir damla bal damlatilarak susamasi saglanir.Suyuna bir damla TERRAMCINE damlatilmis ve ilitilmis su verilir.Nezlede oldugunca B ve C vitaminlerinin direnç artirici ve iyilestirici etkisinden yararlanilmalidir.Bu amaçla vitamin ihtiva eden ampullerden bir damlalik araciligiyla birer damla alinarak içme sularina TERRAMYCINE ile birlikte damlatilmasindan fayda görülecegi kuskusuzdur.Kaynatilmis keten tohumu suyu da bu hastalikta yararlanilan sifa verici bir ilaçtir.

ASTIM
BELİRTİLERİ : Kanaryanin soluk almada zorluk çekmesi,sik sik ve hiriltili solumasi ile kendini belli eden bir hastaliktir.Astimli kus ötmeye karsi isteksiz ve ötüs kalitesinden çok sey kaybetmistir.Genellikle uzun süren bronsitlerden sonra ortaya çikmasi tanitici bir niteligidir.
NEDENLERİ : Yerlesmis nezle ve bronsitin,bakimsizlik,kirli ve dumanli hava tozlu yem ve tozlu ortam gibi elverissiz kosullar ve tedavisizlik gibi etkenlerle solunum organlarinda kronik,iyilestirilmesi güç bir rahatsizliga dönüsmesidir.
TEDAVİSİ : Maalesef kroniklesmis durumlarda kesin bir tedavi yoktur. Hastalik henüz bronsit halinde iken veya hastaligin henüz baslangicinda iken yukarida sayilan elverissiz kosullarin ortadan kaldirilmasi iyi ve sürekli bir bakimin saglanmasiyla önlemek mümkündür.Astim baslangici da iken,bronsit tedavisinin yani sira mentol , nane ruhu okaliptüs bugulari yapilmasi soluk açmada ve iyilesme sürecinin kisaltilmasinda yararli olur.Bugulama su sekilde uygulanir.Sicak bir tuglanin üzerine oturtulan madeni kap içindeki kaynar suya adlari anilan soluk açicilardan biri damlatirilar.Astimli kanaryanin bulundugu kafes bu kabin yanina yerlestirilir ve her ikisinin üzeri tek bir örtüyle örtülerek,hasta kusun bundan en büyük yarari görmesi saglanir. Bu arada soluk açici ilaçlarin kanaryanin rahatsiz olacagi ölçüde fazla damlatilmamasina dikkat edilmelidir.Kroniklesmis astimlarda hazir olarak satilan astim ilaçlarindan da yarar saglamak mümkündür.

NEZLE
BELIRTİLERİ : Kanaryanin burnunda ve gözlerinde bir akinti görüldügünde, bunun nezlenin ilk ve temel belirtileri olarak kabul edilerek derhal tedaviye baslanilmasi gerekir.Hastalik ilerledikçe burnun tikandigi,gözlerin çapaklandigi ve kanaryanin soluk almakta zorluk çektigi görülür.Eger önlem alinmazsa agir oksijen yetersizliginin ve mikrobik olan nezlenin yaptigi yüksek ates sonucunda kanaryanizin ölmesi söz konusu alabilir.
NEDENLERİ : Mikrobik olmasi nedeniyle baska kanaryalardan geçmesi mümkündür.Bununla birlikte yukarida degindigimiz soguk alginligina bagli olarak üsütme sonucu olusmasi daha yaygin olarak gözlenen bir haldir.Ani isi degisiklikleri ve bazen de aksamüstleri yaptirilan banyo sonucunda islak veya nemli tüylerle bir gece geçiren kanaryanin siddetle üsüterek nezleye tutuldugu çok görülmüstür.
TEDAVİSİ : Ilk önlem olarak kanarya isica daha yüksek bir yere alinmali ve eger baska kanaryalarla birlikteyse onlardan ayrilmalidir.Gözlerdeki çapaklar ve akinti asit borikli suyla silinmeli soluk almakta zorluk çektirecek oranda bir burun tikanikligi varsa,tuzlu suya batirilmis küçük bir tüy parçasi burun deliklerine sokularak bu tikaniklik giderilmelidir.Bundan sonra burun çevresi ve gözlere SIGMAMYCINE merhemi sürülmeli,ancak burun deliklerinin tikanmamasina ayrica özen gösterilmelidir.B ve C vitamini yüksek besinlerin verilmesinde suyuna bal karistirilarak vücut direncinin artirilmasinda yarar vardir.Bu arada hastalik geçinceye kadar suyuna her gün bir damla TERRAMYCINE konulmalidir.Hastalik arazlari kaydolduktan sonra kafesin sodali sicak sularla veya asit borikli suyla güzelce yikanip güneste kurutulmasi mikroplarin öldürülmesi açisindan yararlidir.

ROMATİZMA
BELİRTİLERİ : Romatizmali kanarya,tünek üzerinde tutunamaz,düser. Yürümekte zorluk çektigi, yürüyemedigi, düstügü yerde kaldigi, ayaga kalkamadigi görülür.
NEDENLERİ : Nem orani yüksek serin ve rutubetli yerlerde sürekli yasamak zorunda birakilan kanaryalarda, banyo yapip geceyi islak veya nemli tüylerle geçirmeyi bir aliskanlik haline getiren kanaryalarda görülür.
TEDAVİSİ : Hastaligin olusmasina olanak tanimamak,hastaligi tedaviden çok daha kolay oldugu için,yukarida alinan sakincali durumlari yaratmamak ve romatizmaya meydan birakmamak en iyisidir.Bununla birlikte hastalikli kanaryanin içinde bulundugu sakincali ortamdan kurtarilmasi,serin havalarda banyo yapmasina izin verilmemesi,geceleri islak ve nemli tüylerle birakilmamasi alinacak ilk önlemlerdir.Kafesin günes gören bir odada günes isinlarinin direkt vurmadigi bir yere asilmasi,kafes tabaninin sürekli olarak kuru kumlarla örtülü olmasi ve kafesin nemli birakilmamasi yerinde bir tedbirdir.Tedavi olarak kanaryanin ayaklari saf alkolde eritilmis kafuru ile ovulmali ve her gün tazelenen içme suyuna çeyrek aspirin eritilerek verilmelidir.Bu arada,içine balik yagi bulunan kuvvet mamasindan da yarar beklenebilir.

SES KISIKLIĞI
BELİRTİLERİ : Kanaryada ötüsün azalmasi,sesin kisilmasi veya tümüyle kaybolmasi ile taninir.
NEDENLERİ : Ses kisikliginin nedenleri çesitli olmakla birlikte bunlari bir kaç noktada toplamak mümkündür.
1-) Soguk alginligi,nezle,bronsit gibi rahatsizliklarin ses tellerini etkilenmesi,
2-) Asiri ötme,sürekli ötme sonucunda ses tellerinin arizalanmasi
3-) Asiri korku,panik ve sok hallerinin sonucunda ses kaybi
4-) Ötücü kanaryalarin yanlis beslenme sonucu seslerini yitirmeleri
TEDAVİSİ : Dogal olarak yukarda anilan degisik nedenlere bagli olarak görülebilen her ses kisikligi veya ses kaybi olayinda ayri bir tedavi önlemi uygulamak gerekir.Bunlar yine ayni sira içinde tek tek ele alalim.
1-) Soguk algiligi,nezle,bronsit gibi rahatsizliklarda ses tellerinin etkilenmesi sonucunda olusan ses kayiplarinda,anilan hastaliklarda alinan hastaliklarda alinan önlemler aynen uygulanir.Bunun yani sira gagasindan günde bir iki damla çig taze yumurta sarisi damlatmakta yarar saglayacaktir.
2-) Asiri ötme sonucu ortaya çikan ses kayiplarinda hasta kanarya digerlerinden ayrilarak,sessiz kendisini ötmeye tesvik edecek herhangi bir uyaricinin bulunmadigi,geldigi yere es isida,cereyansiz,havadar,huzur duyacagi bir odaya alinir.Kesin istirahati saglanir.Ses güçlendirici ve vitamin degerli besinlerle kuvvet mamalari verilir.Suyuna B ve C vitamini karistirilir.
3-) Eger kanarya bir korku,bir panik veya bir sok sonucu sesini yitirmisse ikinci sokta görülen önlemler alinarak kanaryanin huzuru saglanir,geçirdigi soku atlatmasi beklenir.Bu arada saglik yemlerinin bulundugu karma yemlerden verilmesi saglanir.
Bazen yanlis bir beslenme sonucunda da kanarya ses kisikligi geçirebilir. Bu gibi durumlarda ses kisikligina neden olan proteince yüksek besinler ve unlu yiyecekler kesilir.Daha düsük degerde besinler,saglik tohumlari,ötücü kanaryalara verilen özel karma yemler kullanilir.Baslangiçta kisa bir süre perhiz yaptirmak da yarar saglayacaktir. Bütün bunlardan baska sik sik degindigimiz kanaryalarin hava akimlarina maruz kalmasi,soguk suyla banyo yapmasi,soguk su içmesi,rutubetli yerde bulunmasi, bulundugu yerin havasinin kirli,tozlu,dumanli,sigara kokulu olmasi diger olumsuz etkilerin yani sira ses kisikligina neden olabilir.

AŞIRI YAĞLANMA
BELİRTİLERİ : Kanaryanin gözle görülür biçimde toplandigi hareketlerinin hantallastigi ötme istek ve gücünün azaldigi,solunum güçlügü çektigi görülür. Avuca alinip karin tüyleri üflendiginde derinin yagli burusuk bir görünüm tasidigi görülür.Asiri sismanligin üremede de bazi eksikliklere ve döllenme güçlüklerine,iktidarsizliklara neden oldugu unutulmamalidir.
NEDENLERİ : Kuskusuz baslica nedeni dengesiz ve asiri besleme,proteince zengin ve unlu besinlerin gereginden fazla verilmesidir.Bunun yani sira kanaryaya hareket etme olanagi tanimayan küçük kafesler de asiri yaglanma yapabilir.
TEDAVISİ : Ilk önlem olarak,kanarya daha genis ve hareket etme olanagi bulabilecegi büyük bir kafese alinir.Besin degeri yüksek ve yaglandirici , sismanlatici besinler kesilerek bol oranda meyve ve yesillik verilir.Bundan sonraki devrelerde yem konusunda son derece dikkatli kavranmak,kusun yakabilecegi oranda ve dengeli bir beslenme saglamak gerekecektir.

SOĞUK ALGINLIĞI
BELİRTİLERİ : Hafif soguk alginliklarinda kanaryalarin tüylerini kabarttigini bir köseye çekilip tertop olmus bir durumda,gözleri kapali uyukladigini ötmedigini,yemedigini ve çevresiyle ilgilenmedigini görürüz.Ani isi degisikliligi kanaryalarda soguk alginligi bir sok etkisi göstererek kanaryanin bayilip tüneginden düsmesine varan belirtiler ile ortaya çikabilir.Karin derisi dogal rengini yitirip kizarir ve morarir.Bu belirtiler soguk alginligini belirlemekle birlikte,eger iyi tedavi edilmez ve tüm arazlar giderilmezse bronsit,astim, zatürree ve hatta verem gibi hastaliklarin baslangici olma özelligini de tasir.
NEDENLERİ : Kanaryalar duyarli yapiya sahip varliklardir.Gerçi 16-17 santigratlik sabit bir isi saglandiginda saglikla yasabilirler.Ancak 22-23 santigrat isidan bu derecelere ani düsüslerde hastalanmalar olasiligi dogar. Gece ve gündüz arasindaki büyük isi farklari veya kafesin sicak odadan soguk bir odaya odaya tasinmasi gibi nedenlerin yani sira soguk suyla banyolar yaptirilan banyolar soguk alginligina neden olabilmektedir.
TEDAVİSİ : Ilk önlem olarak kanarya normal isidaki bir odaya getirilir. Kanaryanin agzi,ucu inceltilmis bir tüy sapi ile açilarak bir damla kadar bal konulur.Bu bir damlalik bal kanaryayi susatacak ve su içme istegi yaratacaktir. Bu istegini gidermek için içecegi suya bir damla kadar TERRAMYCINE damlatildiginda ilk tedavi saglanmis olur.Bu arada karma ve kuvvetli yem verilmemeli,kisa bir süre için haslanmis patates kürü uygulanmalidir.Dogal olarak bu süre içinde TERRAMYCINE verilmeye devam edilmeli ve kanarya mümkün oldugunca sabit bir sicaklikta tutulmalidir.Bu amaçla ilk günler için kafesin içine hava girmesine engel olmayacak yün bir örtü kullanilmasi ve kafesin bu örtü ile siki sikiya örtülmesi yerinde bir tedbir olacaktir.Kanaryaniz biraz kendini toplayip soguk alginliginin kuvvetli etkilerini atmaya basladiginda vitamin degeri yüksek besinlerle vücudun direnci artirilmali ve bünyesi,besin degeri yüksek yemlerle takviye edilmelidir.
evet Başarılar dileriz